%63 İNDİRİM
🔍
🔍
Lale Devri mi?
1.452,64 TRY
%63 indirim
544,45 TRY
🎉 Bu üründe 908,19 TRY tasarruf ediyorsunuz!
🚚 Ücretsiz kargo!
✓ Stokta (7 adet)
🔒
Güvenli Ödeme256-bit SSL şifreleme
🚚
Hızlı KargoAynı gün kargoda
↩️
Kolay İade14 gün içinde iade
✅
Orijinal Ürün%100 garanti
Ürün Açıklaması
Ahmed Refik’in Lale Devri kitabı, modern Osmanlı tarihçiliğinde birçok kitap, makale ve polemiğin kapısını açmıştı. Kâh Osmanlı Devleti’nde batılılaşmanın başlangıcı, kâh zevk ve sefaya düşen III. Ahmed ve damadı İbrahim Paşa’nın hatalı ve hedonist tasarruflarının anlatısı hâline gelen “lale devri” gerçekten yaşanmış mıydı? Birçok revizyonist çalışmanın da konusunu teşkil eden bu dönem, Osmanlı tarih yazımının en köklü klişelerinden biridir. Erken batılılaşma ve sefahat arasında gidip gelen bu dönemin tanımı değil, bizatihi varlığı tarihsel bir mesele olarak ele alınmalıdır. 1718-1730 döneminin kültürel, siyasi, sosyal veçhelerini ele alan makalelerden müteşekkil bu derleme, Ahmed Refik ve onu takip eden tarihçilerin “edebî bir dönem icadı” yaptıklarını göstermeyi ve lale’nin gölgesinde kalan bir devri yeni araştırmalarla yeniden tanımlamayı ve anlamlandırmayı hedefliyor.
Selim Karahasanoğlu giriş yazısında “lale devri” adlandırmasını problematize ediyor ve doktora tezinden bugüne döneme yönelik çalışmaların evrimini değerlendiriyor. Tülay Artan, dönemin entelektüel çevrelerini, kitap koleksiyonlarını ve zihniyet dünyasının resmini, “lale devri” anlatısının merkezî simalarından Paris sefiri Mehmed Çelebi’nin fikir dünyasıyla ele alırken, Mehmet Yılmaz Akbulut, bu yılları askerî ve diplomatik açıdan bir “zevk ve sefahat çağı” değil, Avrupa’daki güç dengelerine duyarlı diplomatik bir dönemeç olarak yeniden konumlandırıyor. Tuğba Kara’nın devrin sembolü haline gelmiş bostanlar üzerine birincil kaynaklarla yapılan çalışması; Şaduman Tuncer’in padişahın mesire ve kasırlar arasındaki hareketlilik alışkanlıklarını inceleyen makalesi ise, dönemin saraydaki gündelik hayatını abartılardan arındırarak somutlaştırıyor. Ahlaki bir çöküş ya da yarım kalmış bir batılılaşma perspektifinin yetersizliklerini vurgulayan bu makaleler Ahmed Refik’in kitabın yayımlanmasından sonra kaleme aldığı yazıları ilk kez kapsamlı biçimde gün yüzüne çıkarıyor. Kendi yarattığı anlatıyı birkaç yıl sonra nasıl yumuşattığı, hatta yer yer geri aldığı; Fatma Aliye ile girdiği polemikler; İbrahim Paşa’yı savunma teşebbüsleri bu metinlerde “lale devrinin” ilk revizyonu olarak sunuluyor. Öte yandan Türk okuruyla ilk kez buluşacak bir diğer çalışma, Wilhelm Heinz’ın 1967 tarihli makalesi, dönemin kültür dünyasını, popülerleşmiş anlatının ötesine taşıyor.
Ürün Adı: Lale Devri mi?
Ürün Kodu: 9786255848536
Yazar: Selim Karahasanoğlu
Basım Yılı: 2026
Kapak Türü: Ciltli
Sayfa Sayısı: 448
Kağıt Cinsi: 2. Hamur
Çevirmen:
Selim Karahasanoğlu giriş yazısında “lale devri” adlandırmasını problematize ediyor ve doktora tezinden bugüne döneme yönelik çalışmaların evrimini değerlendiriyor. Tülay Artan, dönemin entelektüel çevrelerini, kitap koleksiyonlarını ve zihniyet dünyasının resmini, “lale devri” anlatısının merkezî simalarından Paris sefiri Mehmed Çelebi’nin fikir dünyasıyla ele alırken, Mehmet Yılmaz Akbulut, bu yılları askerî ve diplomatik açıdan bir “zevk ve sefahat çağı” değil, Avrupa’daki güç dengelerine duyarlı diplomatik bir dönemeç olarak yeniden konumlandırıyor. Tuğba Kara’nın devrin sembolü haline gelmiş bostanlar üzerine birincil kaynaklarla yapılan çalışması; Şaduman Tuncer’in padişahın mesire ve kasırlar arasındaki hareketlilik alışkanlıklarını inceleyen makalesi ise, dönemin saraydaki gündelik hayatını abartılardan arındırarak somutlaştırıyor. Ahlaki bir çöküş ya da yarım kalmış bir batılılaşma perspektifinin yetersizliklerini vurgulayan bu makaleler Ahmed Refik’in kitabın yayımlanmasından sonra kaleme aldığı yazıları ilk kez kapsamlı biçimde gün yüzüne çıkarıyor. Kendi yarattığı anlatıyı birkaç yıl sonra nasıl yumuşattığı, hatta yer yer geri aldığı; Fatma Aliye ile girdiği polemikler; İbrahim Paşa’yı savunma teşebbüsleri bu metinlerde “lale devrinin” ilk revizyonu olarak sunuluyor. Öte yandan Türk okuruyla ilk kez buluşacak bir diğer çalışma, Wilhelm Heinz’ın 1967 tarihli makalesi, dönemin kültür dünyasını, popülerleşmiş anlatının ötesine taşıyor.
Ürün Adı: Lale Devri mi?
Ürün Kodu: 9786255848536
Yazar: Selim Karahasanoğlu
Basım Yılı: 2026
Kapak Türü: Ciltli
Sayfa Sayısı: 448
Kağıt Cinsi: 2. Hamur
Çevirmen:
Benzer Ürünler
Kosova Medreseleri
881,72 TRY 340,55 TRY
Leningrad: Kuşatılmış Bir Şehrin Trajedisi 1941 - 1944
1.051,62 TRY 401,23 TRY
Osmanlı'nın Tasfiyesi (2 Cilt)
2.139,96 TRY 789,92 TRY
Sosyalist Çini Hatırlamak 1949 1976
441,03 TRY 183,16 TRY